12 Aralık 2011 Pazartesi
Eller Kadının Aynasıdır Demiştiniz
Yaf güzel kardeşim hangi insan evladının elleri bu kadar tatlı bişi olabilir :)
Böylesine güzel, böylesine oranlı ve böylesine renkli.
Elleri ufacık ufacık, yeni doğmuş bebeklerinki gibi. Hele iğrenç esprilere verdiği bir tepki var, oscarlık birşey bu.
O ufacık eliyle dudaklarını kapatıp gülmeyi taklit ediyor. "Ha ha ha komik mi şimdi bu?"
Bazen o ufacık ellerle şakalaşıyoruz, tokat atıyor bana, sanki o eliyle yanağımı doldurabilecek, üçte birini kaplamıyor :). Ben ise slow motion tarzında o elin yanağıma gelip dokunmasını izliyorum, o an kimi zaman çok uzun sürüyor ve verdiği haz gerçekten paha biçilemez.
Tabi bir insanın elini bu kadar abartarak anlatmak biraz abes kaçıyor farkındayım.Sanki dersin orgazm oluyorum. Ama güzel kardeşim bunun adını sen koy, hislerimi olduğu gibi söylüyorum, abartmıyorum.
Bazen şakalaşırken artık yoruluyor "Benden ne istiyorsun yaa" diye söyleniyor ve kaçıp gidiyor. Bırakır mıyım :) üstüne yürüyorum, ayaklarını bir kızgın boğa gibi yere vurup "gel lan hadi gel" demesi, beni benden alıp götürüyor be.
Siyah bir saati var sağ bileğinde. Soru çözerken elindeki kalemden ve o saatten çıkan sesleri duymalısınız, bir nevi senfoni resmen saatlerce oturup dinleyebilirim.
Onun elleri aslında sadece bir kadının aynası değil biliyor musunuz, onun elleri bir mucizenin gerçek olduğunun kanıtıdır.
Ben bu ellerden birini bi kez olsun tutayım var ya, bırakırsam namerdim.
10 Aralık 2011 Cumartesi
Bence Siz Bunları Hissetmiyorsunuzdur
Böyle hiç sevip sevmediğinizden şüphe duyduğunuz zamanlar oldu mu hiç.
Aklınızdan çıkmıyor, ondan nefret ediyorsunuz ve aynı zamanda o size çok tatlı görünüyor.
Bu duygunun adı her neyse "aşk" olmadığından eminim. Çünkü daha önce de oldu aynısı ve birliktelik başladığında hiçbir duygu kalmamıştı.
Sanırım dehb rahatsızlığımdan dolayı bir takım duygu bozuklukları bunlar, nasıl kurtulacağımı bilmiyorum ama tek çare yine açılmam gerekiyor, sonra duygular gidecek tabi.
Ama bu sefer bi sorun var daha önce ki insan arkadaştı sadece. Bu sefer yakın bi arkadaşım.
Aklımdan çıkartamıyor olmam, çalışmamı etkiyor, çalışmam durmadan zihnimde o olurken çalışamıyorum. Ve benim herkesten çok çalışmam gerekiyor, üniversiteye dershanesiz hazırlanıyorum.
Bu duygunun nasıl ortaya çıktığını bilmiyorum, sanırım karşı cinsten biriyle yakın olmaya başladığımız zaman böyle saçma bir şey ortaya çıkıyor.
Ben bu duyguyu şöyle tanımlıyorum kendimce, ilk önce o insanı arzuluyorum ve sonra tesadüf eseri o insanla yakın arkadaş olmaya başlıyoruz. Yakın arkadaş olmaya başladığımız zaman işlem tamamlandı. Daha ben kendime gelemem.
Kurtuluş yolları arıyorum ama bu sefer bu insana açıklamam imkansız çünkü yakın bir arkadaşım ve o iyi bir insan.
Sahip olduğum duyguların tamamen bozukluklar içeren birşey olduğu belli.
Tüm bunları düşündükçe kafamı yiyip deli olacağımı düşünüyorum, sanki aklımın sınırlarını zorluyormuşum gibi oluyor.
Aslında bazen dünyada yalnız olduğumu düşünüyorum, çünkü gerçekte tüm bunları oturup birisine anlatmak çok zor, anlatsam bile anlayacağı belli mi acaba.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

