Böyle hiç sevip sevmediğinizden şüphe duyduğunuz zamanlar oldu mu hiç.
Aklınızdan çıkmıyor, ondan nefret ediyorsunuz ve aynı zamanda o size çok tatlı görünüyor.
Bu duygunun adı her neyse "aşk" olmadığından eminim. Çünkü daha önce de oldu aynısı ve birliktelik başladığında hiçbir duygu kalmamıştı.
Sanırım dehb rahatsızlığımdan dolayı bir takım duygu bozuklukları bunlar, nasıl kurtulacağımı bilmiyorum ama tek çare yine açılmam gerekiyor, sonra duygular gidecek tabi.
Ama bu sefer bi sorun var daha önce ki insan arkadaştı sadece. Bu sefer yakın bi arkadaşım.
Aklımdan çıkartamıyor olmam, çalışmamı etkiyor, çalışmam durmadan zihnimde o olurken çalışamıyorum. Ve benim herkesten çok çalışmam gerekiyor, üniversiteye dershanesiz hazırlanıyorum.
Bu duygunun nasıl ortaya çıktığını bilmiyorum, sanırım karşı cinsten biriyle yakın olmaya başladığımız zaman böyle saçma bir şey ortaya çıkıyor.
Ben bu duyguyu şöyle tanımlıyorum kendimce, ilk önce o insanı arzuluyorum ve sonra tesadüf eseri o insanla yakın arkadaş olmaya başlıyoruz. Yakın arkadaş olmaya başladığımız zaman işlem tamamlandı. Daha ben kendime gelemem.
Kurtuluş yolları arıyorum ama bu sefer bu insana açıklamam imkansız çünkü yakın bir arkadaşım ve o iyi bir insan.
Sahip olduğum duyguların tamamen bozukluklar içeren birşey olduğu belli.
Tüm bunları düşündükçe kafamı yiyip deli olacağımı düşünüyorum, sanki aklımın sınırlarını zorluyormuşum gibi oluyor.
Aslında bazen dünyada yalnız olduğumu düşünüyorum, çünkü gerçekte tüm bunları oturup birisine anlatmak çok zor, anlatsam bile anlayacağı belli mi acaba.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder